2012 Kehanetleri

Şubat 22, 2008 by admin  
Filed under genel

Geçmişteki en eski ve en gelişmiş uygarlıkların en güçlüsü ve 2012 yılı için yaptıkları kehanet! Dünyanın en gizemli uygarlığı Mayalar’dan geriye sadece, çözümü onlarca yıl süren yazılı tabletler kaldı. Hiçbir iz bırakmadan tarih sahnesinden silinen bu görkemli uygarlığın izlerini araştıran bilim adamı ve tarihçiler, dünyanın geleceğiyle ilgili önemli ipuçlarına ulaştılar. Mayalar’ın kriptoyu andıran tabletlerinde dünyanın son çağına gireceği ancak bunun büyük bir tufandan sonra olacağı yazılı. “Uzaylı uygarlık” olarak da tanımlanan Mayalar’a göre dünya bugüne kadar dört çağdan geçti ve her çağın sonunda büyük yıkım yaşandı. Mayalar’ın oluşturduğu takvime bakıldığında da dünyanın yaşayacağı tufan net olarak belli. Mayalar’ın takvimine göre dünya 1 milyon 872 bin günde bir çağ değiştiriyor. Oldukça karışık olan bu takvim bilim adamlarınca ancak yüz yılda çözülebildi. Bu yazıda dünyanın geleceğiyle ilgili Mayalar’ın kehanetlerini okuyacaksınız.

Kehanetleri: Yüzlerce yıl önce yok olan Maya Uygarlığı’nın tabletlerine göre dünya büyük bir tufandan sonra son çağına girecek.

Maya takvimindeki yok oluş tarihi Marduk’la da örtüşüyor. Dünyanın beşinci değişimi bu yüzyılda. Tabletlerdeki Maya takvimi tufanların yaşandığı 4 çağdan sonra sonu yine tufanla bitecek 5′inci çağın 21′inci yüzyılda başladığına işaret ediyor.

Mayalar kim di?: Her şeyden önce Mayalar çok üstün seviyeli dinsel bilgilerle geldiler. Tek tanrı inancındaki eski “Mu Güneş Dini” ne bağlı bir topluluktular. Örneğin Mısır uygarlığı, Mu’dan sonra gelen ve Mu kadar gelişmemiş bir uygarlık olan Atlantis’in bir kolonisiydi. Öyle olmasına rağmen dönemin çok üstünde bir gelişim gösteren bir uygarlık olarak tarih sahnesine çıktılar. Mayalar o anlamda Mısır’dan hem çok daha üstün bilgiye ve daha eski bir geçmişe sahiplerdi. Çok gelişmiş dini sistemleri sayesinde geleceğe ait bazı bilgilere sahip olan Mayalar’ın geleceğe ait olan bilgileri ise geçmişe ait bilgiye sahip olmalarında yatıyordu. “Başlangıç nasılsa son da öyle olacaktır” diye çok eski ezoterik bir söz vardır. Çünkü bazı şeyler yeryüzünde periyodik olarak tekrar ediyor. İşte Mayalar’ı önemli kılan bu ezoterik (gizli öğreticilik) bilgi birikimine sahip olmalarıydı. Mayalar’a göre yeryüzünde meydana gelen en önemli değişimlerden biri de eksen açısıyla ilgiliydi.

Günümüz bilimsel bulguları Mayalar’ın bu bilgisiyle tam anlamıyla örtüşmüş durumdadır.

Mayalar 2012 için ‘zamanların sonu’ diyor. Ancak bu yok oluş anlamında değil fiziksel bir değişim. İnsanoğlu dört kez geriledi ve artık değişim zamanı. Mayalar’a göre; 2012 yılı insanlığın yükselişinin başlangıcı olacak.

Maya Kehanetleri’ne göre 22 Aralık 2012 tarihi dünya için çok önemli. Çünkü bu dönemde içinde yaşadığımız çağ sona ererek yeni bir çağ başlayacak. Büyük bir tufanla gelecek olan bu yeni çağın ipuçlarını ise bilim adamlarına göre iklimsel değişimler sayesinde şimdiden gözlemleyebiliyoruz. “Beşinci kutupsal kayma” olarak adlandırılan bu değişimde daha önceki değişimlerde olduğu gibi yine kutupların manyetik alanının değişmesiyle meydana geleceğini söyleyen Sınır Ötesi Yayınları’nın Genel Yayın Yönetmeni Ergun Candan, dünyadaki iklimlerin değişimini de buna bağlıyor. Candan, “Kutuplar yer veya açı değiştirdiğinde kutuplarda buzlar eriyor. Kaldı ki, küresel ısınma sonucu şu anda Kuzey Kutbu’ndaki buzullar zaten erimeye başlamış durumda. Mayalar’a göre de daha önce yaşanan dört çağda tıpkı bu şekilde sona erdi” diyor.

Dünyanın en az dört kez kutupsal kayma (kuzey ve güney kutbu) yaşadığı bilimsel verilerle kanıtlandı. En son Discovery kanalında dünyanın manyetik alanının belirli periyotlarla nasıl değiştiğini bilimsel çevreler açıkladı. Hatta bilgisayar ekranındaki üç boyutlu animasyonlarla gösterimi yapıldı. Şu anda dünyanın manyetik alanında muazzam bir değişim var. Bunun da en büyük nedeni güneşte meydana gelen değişimler. İlginç olan Mayalar bunu biliyordu. Konunun bir diğer yanı da Mayalar’ın bununla da yetinmeyip, gelecekte tüm insanlığı etkileyecek trajediyi bizlere şifreli bir şekilde duyurmuş olmalarıdır. Bu şifreye göre dünya için 2012 yılı çok önemli.

Yani bu görüşe göre 2012 yılında dünya yok mu olacak?: Mayalar 2012 için ‘zamanların sonu’ diyor. Fakat bu dünyanın top yekun yok oluşu değil, bir fiziksel değişim. Daha önce yaşanan sanki tufan gibi düşünebiliriz. Bu fiziksel değişimlerle birlikte ruhsal değişimler de birbirleriyle orantılı devam ediyor. Her bir büyük fiziksel değişimlerle birlikte insanlık ruhsal değişimde yaşıyor. Şu ana kadar insanlar aşağıya inişi yaşadı. Birincisinde biraz daha kabalaştı, ikincisinde biraz daha, üçüncüsünde biraz daha… Dördüncünün sonunda tam anlamıyla bir dip yaptı. Bu yüzden 2012′yi Mayalar insanlığın yeniden yukarı çıkışın yaşanacağı bir çağ olarak tanımlıyor. Hatta çeşitli dinler bundan Altın Çağ, vaat edilen cennet veya Nirvana gibi bahseder. 2012′nin önemi burada. Aşağıya inen insanlık tekrar yukarı çıkacaktır. Bunun da ilk basamağı 2012′dir diyor Mayalar.

Bugüne kadar Mayalar’ın hangi kehanetleri yerini buldu? Şu anda bilimsel olarak ispat edilen dünyanın dört kez kutup değişimi geçirdiği. Bugün bu durum ispatlanmış durumda. Günümüz insanları bunu yeni keşfetse de, Mayalar bunun farkındaydılar. Bu bile başlı başına önemli bir şey.

Mayalar’la ilgili tüm bu bilgilere nasıl ulaşıldı?: Bütün bunlar dünyaca ünlü astro fizikçi Coterelli’nin bilgilerini bir BBC muhabiri Adrian Gilbert’in derlemesi sonucunda dünya kamuoyuna duyurdu. En önemli buluş da eski Maya kenti Palanque’deki Yazıt Tapınağı’nda buldukları mezar taşının kapağındaki şifreyi çözmeleriyle oldu.

Şifre nasıl çözüldü?: Simetriyle ilgili bilgileri çözerek çok önemli sonuçlara ulaştılar. Kapağın üzerindeki şerit motiflerini simetrik bir şekilde yan yana getirdiklerinde ortaya Jaguar ve bunun üzerinde de bir Yarasa sembolünün ortaya çıktığını gördüler. Mayalar’ın sakladıkları bu sembollerin bir anda belirmesi Cotterel’i şaşkına çevirmişti. Çünkü Mayalar’ın mitolojik yazıtlarında Jaguar beşinci yani bizim çağımızı, yarasa ise ölümü sembolize etmekteydi!… Kapağın üzerinde açık bir şekilde görülen “Güneş Haçı” nın üzerindeki ilikler ise Güneş’in manyetik iliklerini temsil etmekteydi. Bu da Mayalar’ın gizli mesajıydı. Yaşanacak trajedinin sebebi Güneş’te meydana gelecek olan manyetik değişimlerdir!..

Mayalar şaşırtıcı bir astronomi bilgisine sahip bir medeniyetti. Sadece Güneş, Ay ve Mars gibi bugün amatör gözlemcilerin dahi gözlemleyebildiği yakın cisimlerle değil, neredeyse bütün uzak yıldızları, yıldız gruplarını ve bunların hareketlerini gözlemlemişlerdi. Hatta bu gözlemleri sayesinde bir yılı bizim bugün süper bilgisayarlarla hesapladığımız süreden milyonda bir hata payı ile hesaplamışlardı. Zamanı ölçmede hassas hesaplara ulaşmak için döngülerden ve iki ayrı takvimden yararlanmışlardı. Bunların ilki, “kutsal takvim” olarak bilinen ve 20’şer günlük 13 aydan oluşan “Tzolkin” (Gün Sayımı) denen döngüdür. Bu döngü, 13 rakam ve 20 ismin oluşturduğu kombinasyonları içerir ve 260 günlük sürecin bitiş günü “13 Ahau”dur. “Haab” adını taşıyan bir ikinci takvim, bugün bizim kullandığımız güneş takviminin çok benzeridir ve yine 20’şer günlük 18 aydan oluşur. “Uinal” olarak adlandırılan bu 20 günlük ayların toplamı 360 gün yapar ve Maya zaman ölçümünde buna “tun” adı verilir. Normal güneş yılı için gerekli olan 5 artık gün, 5 tanrının adıyla “tun”a eklenir (aynı Mısır ve Sümer’de olduğu gibi!) Her iki döngünün gün sayıları ancak 52 güneş yılı sonra eşitlenir. Tzolkin ile Haab’ın bitişleri aynı güne denk gelir yani, Tzolkin’e göre 13 Ahau gününde, Haab da sona ermiştir.

GÜN SAYISI İSMİ
1 Kin
20 Uinal
360 Tun
7200 Katun
144000 Baktun

İşte Mayaların efsanevi “Long Count” yani “Uzun Sayım” dedikleri süreç, 13 Baktun’a eşittir (1.872.000 gün = 5125,36 güneş yılı) Maya tarihinde “başlangıcı” olarak belirlenmiş noktayı bilmezsek, yukarıdaki hesabı yapamayız. Bizim takvim sistemimize göre bu an, İsa’nın doğduğu varsayılan yıldır. Gregoryen takvimimizde biz bu yılı “0” olarak kabul eder ve öncesini, sonrasını buna göre hesaplarız. Mayalarda da bu tarihin başlangıcı 0.0.0.0.0 günü olmalıdır; yani herşeyin başlangıç noktası Arkeolojik bulgular ve Karbon-14 yöntemi yardımıyla yapım tarihi bizim takvimimize göre büyük bir kesinlikle belirlenen birkaç tapınakta (İzapa, Chichen Itza ve Monte Alban’da) Maya rahiplerinin, yapılış tarihini belgeleyen Uzun Sayım tarihleri de bulunmuş ve yanılma payıyla birlikte Milattan Önce 11 Ağustos 3114 tarihi 0.0.0.0.0 noktası olarak tespit eidlmiştir. Ve buna göre 13.0.0.0.0 tarihi 21 Aralık 2012 gününe denk gelmektedir.

Maya takviminin 21 Aralık 2012′de bitmesinde ne var diye soruyor olabilirsiniz. Aslında bu tarih tespit edildikten sonra araştırmacılarında kafasına takılan soru buydu. Ve ilk akla gelende, astronomide bu kadar ileri bir toplumun bu tarihide bir astronomik oluşumla ilişkilendirmiş olma olasılığıydı. Bu yönde yapılan araştırmalar bu fikrin doğru olduğunu ortaya koydu.
Bilindiği gibi 21 Aralık tarihi yılın en kısa günüdür. John Major Jenkins, 21 Aralık 2012′de gökyüzünde oluşan astronomik konumların, oldukça sıradışı birleşmelere işaret ediyor. Bunların en önemlisi, gezegenlerin ve Ay’ın üzerinde hareket ettiği, “Ekliptik” olarak adlandırdığımız “tutulum çemberi”nin, tam 21 Aralık günü Samanyolu’nun dünyadan görülen ekvatoral çizgisiyle kesişmesi. Bu kesişmenin, modern astronomik ölçümlere göre “galaksimizin merkezi” olduğu belirlenen noktada (süper karadeliklerden biri olduğu düşünülüyor.) gerçekleşmesi, bu tarihi daha da ilginç kılıyor. Ama daha ilginci, 21 Aralık günü Güneş’in de tam “gündönümü” sırasında bu noktayla aynı hizaya gelmesi. Astronomik deyişle “Gündönümü Güneşi”, Ekliptik ile Samanyolu kuşağının “galaksi merkezi” olduğu belirlenen noktayla aynı hizada kesiştiği koordinata yerleşiyor. Bu birleşim, Mayalara göre, “Güneşler” olarak adlandırdıkları devrelerin beşincisinin noktalandığı anı belirlemekte.Maya kozmogonisine göre, dünyanın geçmişi, 13 Baktun’luk (aşağı yukarı 5125 yıl) devrelerden oluşur ve bunların her birinin bitimi, dünya için radikal değişimler ve büyük yenilikler içerir. İçinde bulunduğumuz devre, Mayalara göre beşinci ve son devredir ve 13.0.0.0.0 tarihinde son bulacaktır. Bizim takvimimize göre sözü edilen bu tarih, 21 Aralık 2012′ye denk gelmektedir.

Mayaların bugüne ilişkin öngörüleri,efsaneleri veya kehanetleri ise gerçekten çarpıcı. Buna geçmeden önce bir bilgiyi daha vermek gerekli. İçinde bulunduğumuz galaksi milyonlarca yıldıza sahip olmasına rağmen, galaksimizin merkezi olarak gösterilen nokta yıldız miktarının gayet seyrek olduğu bir nokta. Yaklaşık 25,800 yılda toplam 4 kere (dünyanın presession süresi) galaksi merkezimizle,

” A door into the heart of space and time will open” , Zamanın ve uzayın kalbindeki kapı açılacak
” The cosmos will be reborn or recreated ” , Evren yeniden doğacak, yeniden yaratılacak
” We will reach the Zero Point of the process - a moment of collective spiritual birth ” , Döngünün sıfır noktasına erişeceğiz, toplu ruhsal doğuş anı
“…our basic orientations will be inverted. On the level of human civilization, our basic assumptions and foundation values will be exposed, and we will have the opportunity to embrace values long since driven under the surface of our collective consciousness”
Bizim basit doğamız ters yüz olacak.

Aslında tek önemli tarih 21 Aralık değil 2012 yılı için. Mayaların astronomi birikimlerinde , Boğa takımyıldızındaki Pleiades grubunun ayrı bir önemi var. G Bu yıldız grubunun gökyüzünün tepe noktasından (“Zenith” noktası) geçişi, Mayalar için önemli bir olaydı ve genellikle Tzolkin ile Haab’ın son günlerinin çakıştığı 52 yıllık dönemin sonunda yaşandığı için de fazlasıyla önemsenirdi. Monte Alban’dan İzapa’ya dek birçok kentte, gökyüzünün tepe noktasını gözlemlemek için hizalanmış şaftlara sahip yapılar bulunmuştur. Bu gözlem noktalarında başını yukarı kaldırıp belli bir anda daracık şafttan gökyüzüne bakan gözlemci, yalnızca Zenith noktasını görürdü. Meksika’nın güneyinde, İzapa’nın bulunduğu paralel üzerinde Güneş – Pleiades buluşması, presesyon etkisinden bağımsız olarak her yıl, ilkbahar ekinoksundan 61 gün sonra gerçekleşir. Günümüzde bu tarih, Güneş’in Boğa Burcu’na girdiği 20 Mayıs tarihine denk gelmektedir.

Bu buluşma Zenith’te gerçekleşirse? Mayıs 2000′deki gezegen dizilimini hatırlayacaksınız. Ama ondan çok daha önemli birşeyi çoğunluğumuz bilmiyoruz Mayalarca önemli olduğu yeterince vurgulanan gün, Güneş – Pleiades – Zenith buluşmasıdır ve bu astronomik olayın gerçekleşme tarihi de 20 Mayıs 2000′dir. Mayalar, 13 Baktun’un hemen öncesine denk gelen bu astronomik buluşmayı, bir sürecin başlangıcını işaretlemek için kullanmışlardı Ünlü Kukulkan piramidinin tepesinde, doğrudan Zenith’e yöneltilmiş, çıngıraklı yılan kuyruğu biçiminde bir sütun yer alır. Çıngıraklı yılanın kuyruğundaki “çıngırak” işaretleri, Maya kültüründe Pleiades’in simgesidir. Çıngırağın biraz aşağısında, “Ahau yüzü” olarak adlandırılan bir kabartma vardır ve bu da, Güneş’i simgelemektedir. Bir bütün olarak Kukulkan piramidinin tepesindeki şekil, Güneş – Pleiades – Zenith buluşmasına işaret etmektedir

kaynak: http://my.opera.com/gurbuzcamkerten/blog/show.dml/228564

şoray uzun

Şubat 17, 2008 by admin  
Filed under ünlüler

Şoray Uzun (d. 1968, Bulgaristan), Türk tiyatro oyuncusu. Değişik, film ve dizilerde görev aldı. Halen, televizyon programı sunuculuğu yapmaktadır. Şoray Uzun, Marmara Üniversitesi İletişim Bilgileri Fakültesi Radyo-TV Bölümü’nden mezun olduktan sonra aynı bölümde mastır öğrencisi olarak eğitimine devam etmektedir.

Sinema filmleri

  • Cumhuriyet 1998
  • İstanbul 24 Saat 1996
  • Denize Hançer Düştü 1992
  • Romeo Ve Juliet 1992
  • Salıncakta Üç Kişi 1988

Televizyon dizileri

  • Sonradan Görme 2005 (Bülent)
  • Öyle bir Sevdi ki 2002
  • Köstebek 1999
  • Baskül Ailesi 1997 (Kültigin)
  • Süt Kardeşler 1996
  • Bizim Ev 1995 (Doktor Kemal)
  • Evdekiler 1995(Leventin Kayınbiraderi)
  • Geçmişin İzleri 1994
  • Kaygısızlar 1994(Gültekin)
  • Sonradan Görmeler
  • Barışta Savaşanlar 1993
  • Karşı Show 1992
  • Belene 1987

Yönetmenliği

  • Süt Kardeşler 1996

Senaryo yazarlığı

  • Süt Kardeşler 1996

kaynak: wikipedia.org

senin paran benim param

Şubat 17, 2008 by admin  
Filed under genel

Star TV ekranlarında, yepyeni bir yarışma programı başlıyor! ‘İnsanları dış görünüşlerine göre yargılar mısınız?’ ‘Birinin az mı, çok mu para kazandığını ilk bakışta söyleyebilir misiniz?’ ‘Önsezilerinizi kullanarak sonuca ulaşabilir misiniz?’ Bu yarışma, televizyon ekranlarında bir ilke imza atıyor… 1 Yarışmacı… Farklı işleri ve kazançları olan sekiz ücretli…. Amaç, yıllık maaşı en yüksek olan kişinin maaşını kazanmak…

Karşınızdaki düşük maaşlı bir tezgahtar mı, başarılı bir beyin cerrahı mı yoksa satış elemanı mı? Tek yapmanız gereken sezgilerinizle hareket etmek… Doğru cevabı bilin! En yüksek yıllık maaşı kazanın!Ekranların maddiyatla şahsiyeti birbirine karıştırmayan yarışma programı “Benim Param Senin Paran” yarışmasını, güler yüzlü ve içten tavırlarıyla herkesin severek izlediği bir isim “Şoray Uzun” sunacak.

BBO Yapım’ ın yapımcılığını üstlendiği programın genel yönetmenliğini “Şafak Bakkalbaşıoğlu” yönetmenliğini ise Dilek Alan yapıyor.Heyecan ve gerilimin hiç eksilmeyeceği “Benim Param Senin Paran” yakında StarTV ekranlarında

kaynak:benimparamseninparan.net

şansyolu yarışması

Şubat 17, 2008 by admin  
Filed under genel

Şans Yolu, iki çiftin büyük para ödülü için yarıştığı heyecanlı bir oyundur. Çiftlerin İki turda ve toplam 15 soruda büyük ödülü kazanabileceği eğlenceli bir yarışmadır. Bu yarışmada, sorulan her sorunun iki cevabı vardır. Ancak cevaplar teker teker gösterilir.  Yarışmacılar gösterilen ilk cevabı seçebilirler. Seçmezlerse, gösterilen ikinci cevap yanlış ta olsa, çift onu seçmek zorundadır.

Her doğru cevap sonrasında yarışmacıların karşısına, 18’inin içinde çeşitli miktarlarda para ve 2’sinin içinde “bubi tuzağı” olan 20 kasa gelir. Bu 20 kasadan iki tanesini seçerler. İlk kasanın değeri ekranda göründüğünde yarışmacılar, kasayı alıp almamaya karar verirler. Alırlarsa bu miktar, toplam para ödülüne eklenir. Almazlarsa, ikinci kasayı seçmiş olurlar. İkinci kasadaki miktar daha yüksek ya da daha düşük olabilir ama geriye dönüş imkânı yoktur artık. Her yanlış cevapta ve bubi tuzağı çıktığında sıra diğer çifte geçer.

Yarışma bu şekilde, 10 soru tamamlanıncaya kadar devam eder. 10. sorudan sonra halen yarışmakta olan çift, biriken toplam ödül miktarıyla final turuna geçer.

Finalde yarışmacılarımızın karşısına 6 kasa gelir. Bu kasalardan birinde birinci turda biriken para ödülü vardır. Diğerleri boştur. Yarışmacılar paranın hangi kasada olduğunu bilmez.

Finalde 5 soru daha sorulur ve yine cevapları kabul edip etmeyeceklerine yarışmacı çift karar verir. Ancak yarışmacılar 5 soru tamamlanıncaya kadar cevapların doğru olup olmadığını görmez. Daha sonra cevapları tek tek gösterilir; burada tek kural bilgisayarın önce yarışmacıların doğru cevaplarını (eğer varsa) göstermesidir.

Cevap verdikleri her doğru soruda bir boş kasa elenir. Ne kadar doğru cevap verirlerse para ödülüne o kadar yaklaşırlar. 5 sorunun hepsi de doğru cevaplanmışsa 5 boş kasa elenir, içinde toplam ödül olan kasa kalır ve parayı kazanırlar. Ancak yarışmacılar yanlış olduğunu düşündükleri bir cevap görürlerse bu cevabı almaktan vazgeçerek oyunu durdururlar. Bu durumda yarışmacılar kalan kasalardan birini seçerek içi dolu kasayı bulmaya çalışırlar. Yarışmacıların seçtiği cevap yanlış çıkarsa oyun biter ve parayı kaybederler.

Ama bu aşamada yarışmacı verdiği cevaptan emin değil ve önündeki kasalardan birini de seçmek istemezse sunucu ona içinde para olduğu kesin bir zarf teklif eder. Yarışmacı eğer kasalardan vazgeçip zarfı kabul ederse zarf açılır ve içinde bir rakam görülür burada da aynı kural geçerlidir. Yarışmacıya sorulur elindeki bedeli belli olan zarfa tamam mısın? Yoksa son zarfı mı istersin diye sorulur…
Bu son karara bağlı olarak zarflardaki birindeki parayı kazanmış olur.

kaynak:sansyolu.com

düello

Şubat 17, 2008 by admin  
Filed under genel

Kendinize ne kadar güveniyorsunuz?

Karşınızdaki oyuncuyu hangi strateji ile elersiniz?

Sinirlerinize ne kadar hakimsiniz?

Hiçbir yarışma programına benzemeyen Düello’da genel kültürünüzün yanı sıra cesaretinizi,blöf yeteneğinizi ve karşınızdaki oyuncuyu yenmekteki kararlılığınızı da gösterin!

Kasada biriken para ödülünü kazanın!

DÜELLO NASIL OYNANIR?

-Kasa 100.000 ytl ile başlar.

-Yarışacak her iki oyuncuya her biri 1000 ytl değerindeki 10′ar tane fiş verilir.

-Yarışmacılar 4 şıklı bir bilgi sorusu sorulur.Bu seçeneklerden sadece 1 tanesi doğru cevaptır.

-yarışmacılar doğru olabileceklerini düşündükleri şıklrı fişleri ile kapatırlar,ancak bu süre içerisinde birbirlerinin cevaplarını kesinlikle göremezler.

-Sorunun doğru cevabı açıklandığında yanlış cevaplar üzerinde duran her fiş toplanıp kasaya ilave edilir.

-Böylece kasadaki miktar devamlı artar.

-Yarışma süresince,yarışmacılardan biri doğru cevap vermediğ taktirde,ya da bütün fişlerini bitirdiği durumda yarışmadan elenir ve Düello’yu kaybeder.

-Arka arkaya 4 düello kazana yarışmacı,o ana kadar kasada biriken paraın tamamını alır.

-Kasa kazanıldıktan sonra,yarışmaya 2 yeni yarışmacı ile tekrar başlanır,kasaya yeniden 100.000 YTL koyulur.

-Bir Düello’da karşısındaki yarışmacıyı eleyen ve o Düello’yu kazanan yarışmacı,bir sonraki Düello’da karşılaşacağı yarışmacıyı Stüdyo’da bulunan 8 yarışmacı adayı arasından kendisi seçer.

-Bir Düello esnasında 2 yarışmacı da aynı soruyu yanlış cevaplarlarsa her iki yarışmacı da elenir.Yeni bir Düello 2 yeni yarışmacıyla başlar.

kaynak:kanald.com.tr

Hasan Kacan

Şubat 16, 2008 by admin  
Filed under ünlüler

10 Aralık 1957′ de Kayseri’de doğdu.Orta öğrenimini İstanbul’da tamamladı.Bugünkü adı Mimar Sinan Üniversitesi olan Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, Grafik bölümüne girdi.İlk karikatürü 1971 yılında Gırgır dergisinde yayınladı ve aynı yıl derginin sürekli çizerleri arasına katıldı.

1977′de Gırgır’dan ayrılarak birkaç arkadaşıyla birlikte Mikrop adlı bir mizah dergisi yayınlamaya başladı.Ancak bu derginin kapanması üzerine yeniden Gırgır’a döndü. Ayrıca Fırt dergisinde de çizdi.1988 yılında yine bir grup arkadaşıyla Gırgır’dan ayrılarak Hıbır adlı mizah dergisini kurdu.1992 yılında da yine aynı grupla birlikte Joker adlı resimli roman dergisinin kurucuları arasında yer aldı.Daha sonra Ustura ve Arıza dergilerini çıkardı.Çeşitli gazete ve dergilerde karikatürleri yayınlandı.1989′da Eşşek Herif ve 1990′da Cork adlı 2 albümü yayınlandı.

Hasan Kaçan, 1970′lerin başında Oğuz Aral’ın öncülüğünü yaptığı ve güncel toplumsal olayları somut karikatür yoluyla taşlayan karikatür anlayışının genç kuşak temsilcilerindendir. Yarattığı Cork ve Eşşek Herif gibi tipler aracılığıyla geniş kitlelere kara mizahla seslenmeyi amaçlamıştır. Çağdaşı başka karikatürcüler gibi, önceleri yalnız çizgi romana özgü olan düşünce balonlarını karikatüre de uygulayarak hareketlilik sağlamıştır.

Hasan Kaçan, 2004 yılında kurulan Pana Film’in ortakları arasında yer almaktadır. Ayrıca Pana Film projelerinden Ekmek Teknesi’nin senaryosunu yazmış ve dizide ilk rol olan Heredot Cevdet ile halkın büyük sevgisini kazandıktan sonra, Fesupanallah dizisinde Komiser Pamuk Hüseyin’le oyunculuk hayatına devam etmiştir.

kaynak: sansyolu.com

Christian Goldbach

Şubat 12, 2008 by admin  
Filed under Matemetikçiler

Christian Goldbach
Sayılar teorisi konusunda çalışmalarıyla ünlü Rus matematikçi.

Goldbach, 18 Mart 1690’da Prusya’nın Konigsberg (şimdiki Rusya, Kaliningrad) şehrinde doğmuştur. 1725 yılında St. Petersburg’da tarih ve matematik profesörü olmuştur. 1728 yılında 2. Peter’e özel dersler vermek amacıyla Moskova’ya yerleşmiş, burada bir süre kaldıktan sonra Avrupa’ya gitmiştir. Avrupa’da, dönemin önemli matematikçileriyle görüşmek üzere dolaşmış, Leibniz, Bernoulli, De Moivre ve Hermann gibi matematikçilerle tanışmıştır.

Goldbach’ın önemli çalışmaları Sayılar teorisi üzerinedir. Nerdeyse tüm akademik başarıları, Sayılar teorisi üzerine yaptığı çalışmalardan ve yayınladığı makalelerden dolayıdır. Goldbach, çalışmalarında dönemin ünlü sayı kuramcısı Euler’le sürekli diyalog halinde olmuştur. Matematikçiye asıl ün kazandıran çalışması, asal sayılar ile ilgili öne sürdüğü varsayımdır. Goldbach’a göre “2’den büyük her çift sayı, iki asal sayının toplamı olarak ifade edilebilir.” Goldbach, bu varsayımından 1742’de Euler’e gönderdiği ünlü mektubunda bahseder. Goldbach asal sayılarla ilgili olarak ayrıca, her tek sayının üç asal sayının toplamı olduğunu da söylemiştir (Goldbach hipotezi). Ancak bu iki varsayımıyla ilgili olarak herhangi bir ispat sunmamıştır. Goldbach’ın birinci varsayımı hala doğruluğu kanıtlanmamış bir teori olarak görülmesine rağmen, ikinci varsayımı 1937’de Vinogradov’un çalışmaları sonucu ispatlanmıştır.

Goldbach ayrıca, Sonlu toplamlar, Eğriler teorisi ve Denklemler teorisi üzerine de çalışmıştır.

20 Kasım 1764’de Moskova’da ölmüştür.

kaynak:wikipedia.org

Cem Yılmaz

Şubat 7, 2008 by admin  
Filed under ünlüler

Cem Yılmaz

Cem Yılmaz (d. 23 Nisan 1973) stand-up komedyen, oyuncu, karikatürist, senarist ve yönetmen.

Ailesi Sivas kökenlidir ama kendisi İstanbul’un Kocamustafapaşa ilçesinde doğmuştur.

Boğaziçi Üniversitesi Turizm ve Otel Yönetimi bölümünde okurken, bir mizah dergisi olan Leman’da karikatür çizmeye başladı. İlk gösterisini Ağustos 1995′te “Leman Kültür Merkezinde” yaptı. Fazla ilgi görünce gösterilerine Beşiktaş Kültür Merkezi’nde devam etti. Bu gösteriler sırasında binlerce kişinin ilgisini çekmeyi başardı.

Sinema kariyeri 1998′te vizyona giren “Herşey Çok Güzel Olacak Altan” filmi ile başlayıp, Vizontele Fikri, Organize İşler Müslüm Duralmaz ve Ramon filmlerindeki rollerle devam etti. Yüksek bütçeli komedi bilim kurgu filmi G.O.R.A. 2005′te vizyona girdi. Filmin senaryosunu yazan Cem Yılmaz, filmde 5 ayrı karakteri canlandırmıştır.

2006′da çevrilen “Hokkabaz” filminde aktör, senarist ve yönetmen olarak görev yapmıştır.

kaynak:wikipedia.org

Ata Demirer

Şubat 7, 2008 by admin  
Filed under ünlüler

Ata Demirer  (d. 1972, Bursa), Türk komedyen.

1991 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Müziği bölümünü kazandı. İlk kez 1995 yılında “Komik Para” adlı oyunla tiyatro sahnesinde kendini gösterdi. “Tek Kişilik Dev Kadro” adlı tek kişilik Stand Up gösterisi ile adını duyursa da, Star TV ‘de yayınlanan Korsan TV programı ve oynadığı karakterler ile iyice sivrildi. Demirer popüler anlamda en büyük çıkışını Avrupa Yakası adlı dizide canlandırdığı Volkan karakteri ile yapmıştır.

İki adet komedi müzik kaseti de çıkaran Ata Demirer Hacıyatmaz Adlı şov ve sohbet programı yapmıştır.Son olarak 2008 yılında gösterilecek olan, Gani Müjde tarafından yazılıp yönetilen Osmanlı Cumhuriyeti adlı sinema filminde başrol oyuncusu olarak oynamıştır.

Konu başlıkları

[gizle]

  • 1 Çalışmaları
    • 1.1 Filmleri
    • 1.2 TV Dizileri
    • 1.3 Gösterileri
    • 1.4 TV Programları
    • 1.5 Albümleri

 Çalışmaları

Filmleri [değiştir]

  • Neredesin Firuze (2003)
  • Kısık Ateşte 15 Dakika
  • Osmanlı Cumhuriyeti

TV Dizileri [değiştir]

  • Avrupa Yakası

Gösterileri [değiştir]

  • Tek Kişilik Dev Kadro
  • Ata Demirer Show
  • Korsan TV

TV Programları [değiştir]

  • Korsan TV2001
  • Hacıyatmaz (YENİ)2007

Albümleri [değiştir]

  • Makara 2005
  • Exit (Maxi Single)2007

kaynak:wikipedia.org

Beyazıt Öztürk

Şubat 7, 2008 by admin  
Filed under ünlüler

Beyazıt Öztürk

Beyazıt Öztürk (d. 12 Mart 1969, Bolu), Türk aktör, şarkıcı, sunucu, komedyen, yazar, karikatürist, heykeltıraş ve radyocu.

Beyaz kısaltma adı ile tanınır.Anadolu Üniversitesi’nde Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik - Heykel Bölümü mezunu olan Beyaz ayrıca lisanslı basketbolcu olmuştur.

Eskişehir’de çeşitli heykel, seramik ve karikatür sergileri açan Öztürk; radyoculuğa Eskişehir’de başladı.Klas FM’de başarılı bir radyoculuk dönemi geçirdikten sonra; Number One TV ve Kanal 6′da televizyon programları sundu. Kanal D ve Star TV’de Beyaz Şov, TRT’de de 5+1 Şans Topu programını sunmasının yanı sıra bir dönem Aileler Yarışıyor, NTV’de Kadir Çöpdemir’le Biri Bana Anlatsın adlı programları sundu.Yeni yayın döneminde Cnn Türk’de Güven Kıraç ile birlikte Nası Yani adlı programı sunmaktadır.

1997′de Nihavend Mucize ile sinemaya da atılan Öztürk; Biz Size Aşık Olduk ve Karım ve Annem gibi televizyon dizilerinde de oynadı. Aktüel Dergisi’nde Kardan Adam’da köşe yazıları da yazan Öztürk; bir albüm de çıkartarak türkücülüğü de denedi.

2008 yılının 11 Ocak’ını 12 Ocak’a bağlayan gece, sunduğu Beyaz Şov programında canlı yayında Petek Dinçöz ve Can Tanrıyar’ı evlendirdi. Petek Dinçöz’e sürpriz yapmak üzere organize edilen bu gecede gelinin nikah şahidi RTÜK Başkanı Zahid Akman, damadın nikah şahitliğini ise Kanal D Haber Genel Müdürü Mehmet Ali Birand yaptı. Beşiktaş ilçesi Belediye Başkanı İsmail Ünal’ın kıydığı nikah, Türk televizyonlarında bir ilk olarak televizyon tarihine geçti. Programın sonunda, çift Kanal D’nin bahçesinde bekleyen, Beyazıt Öztürk’ün şöför koltuğuna oturduğu Limuzin markalı otomobile bindi.

Radyo ve televizyon deneyimi

  • Number One TV
  • Radyo D Wendys Beyaz Show 1997 1998
  • Kanal 6
  • Kanal D Rifle Beyaz Show 1996 1997
  • Wendys Beyaz Show 1997 1998
  • Banvit Beyaz Show 1998 1999
  • Kanal D Aileler Yarışıyor.
  • Best FM
  • Star TV Eti Beyaz Show 1999 2000
  • Kanal D Ağaoğlu Beyaz Show
  • Cnn Türk Nasıl yani

Filmografi

  • Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü (2006) …. Hacivat
  • Baska yerde yok (1 Bölüm, 2006)
  • O simdi mahkum (2005) …. Beyaz
  • Karim ve annem (2004) (dizi)…. Levent
  • Sir Cocuklari (2002)
  • Biz size asik olduk (2002) (dizi) …. Cem
  • Dansöz (2001)
  • Nihavend mucize (1997)

 Ödülleri

  • Altın Kelebek 97
  • Boğaziçi Üniversitesi 98
  • İstanbul Üniversitesi 98
  • Ankara Üniversitesi 98
  • Altın Kelebek 98
  • Pertevniyal Lisesi
  • Castrol 98
  • Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği
  • Marmara Üniversitesi 99
  • Nokta Dergisi 99
  • İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi
  • İstanbul Üniversitesi Bilişim Klübü
  • Ankara Polis Okulu
  • En iyi Talk Show
  • 99 Zirvedekiler
  • En iyi Talk Show

kaynak:wikipedia.org

Sonraki Sayfa »