Safara Kesesi İltihabı
Şubat 5, 2008 by admin
Filed under Karaciğer Hastalıkları
Safara Kesesi İltihabı
Safra karaciğerin altında ve takriben 4 cm büyüklüğünde ve armut şeklindedir. Safra kesesi karaciğer tarafından üretilen safra sıvısının depolanması işlevini görür. Safra kesesi de her organ gibi iltihaplanabilir. Safra iltihaplanmasının % 90’ı genellikle safra yollarının safra taşı ile tıkanması nedeniyle olur. Safranın yığılması ve safra taşı kramplı ağrılarına (kolik) sebep olur. Salmonel kolera, parazitler, verem ve koronar zafiyeti gibi rahatsızlıklarda taşsız safra kesesi iltihaplarına sebep olur.
Kolesistit’in belirtileri:
Safra kesesi iltihabının en önemli belirtisi karnın sağında ateşli ağrılar görülür. Ağrılar önden göğüs ve sırttan sağ kürek kemiğinin altına kadar yayılabilir. Kolesistit genellikle safra taşı nedeniyle olduğundan ağır ve yağlı yemeklerden sonra kramplı ağrılar (kolik) görülür. Ağrılar dalga dalga gelir ve kişide kusma ve bulantıya sebep olur. Safranın olduğu noktaya dokununca ağrı verir. Ayrıca deride sarılık (İkterus), iştahsızlık ve yüksek ateş görülebilir. Hastalık yavaş yavaş ortaya çıkar ve 4-7 gün sürer ve bazen bu haftalarca devam edebilir.
Safra kesesi iltihabını teşhis:
Safra kesesi iltihabı laboratuar analizleri, klinik muayeneleri ve de doktorun elle yapacağı muayenelerle hastalık hakkında bilgi sahibi olmak mümkündür. Rahatsızlık genellikle bulantı, kusma, karnın sağında kramplı ve sancılı ağrılarla kendini belli eder. Hastalığın ilerlemesi halinde safra yoğunluğunun artması ve fecesin (dışkı) renksizleşmesi ve de kandaki bilirubin oranının artması nedeniyle deride sararma (İkterus) görülür. Derideki sarılık’dan önce gözün ak tabakasında sararma görülür. Klinikte yapılacak ultrasonla rahatsızlık anlaşılır ve röntgende taş olup olmadığı anlaşılır.
Kolesistit’in tedavisi:
Safra kesesinin ameliyatla alınması halinde hayati tehlike olmaz. Muayene eden doktor ultrasonla ameliyatın gerekli olup olmadığına karar verir. Günümüzde ameliyatlar artık karın açılarak değil labaroskopi ile ameliyat yapılır. Labaroskopi ucunda kamara olan boru şeklinde bir alettir ve bununla ameliyat yapılır. Aslında Alternatif tıp’a göre ameliyata gerek yoktur. Gökçek İksiri (http://www.dogaltedavi.net/),Aloe Vera, (http://www.aloeverabu.com/) Noni (http://www.nonibu.com/) veya birleşiminde devedikeni tohumu, şebboy, mübarekotu, civanperçemi otu, ve kılıç otu ekstresinden oluşan damlama ile safra kesesi iltihabının tedavisinde yardımcı olur.
Tıpta safra taşları (kolelit) normal veya anormal safra bileşenlerinin büyüme veya birleşme yoluyla vücutta oluşan kristal yapılardır.
Kolesterol taşları genelde yeşil, ama bazen beyaz veya sarı da olabilirler. Başlıca kolesteroldan oluşurlar.
Pigment taşları safrada bulunan bilirubin ve kalsiyum tuzlarından oluşan küçük koyu renk taşlardır. Safra taşlarının %20’sini oluştururlar. Pigment taşı için risk faktörleri siroz, safra yolu iltihabı ve orak çekiç hastalığı gibi kalıtsal kan hücresi bozukluklarıdir. Karışık kökenli taşlarda da olabilir.
Safra taşları safra kesesi ve safra kanalı dahil olmak üzere safra yolarının herhangi bir yerinde oluşabilirler. Ana safra yolunun tıkanmasına koledokolitiasis, safra yollarının bir kısmının tıkanması sarılığa neden olur. Pankreasın ağzının tıkanması pankreatite neden olur. Kolelitiasis safra kesesinde taş olmasıdır (Yunanca kole-, safra kesesi, lithia taş, -sis süreç demektir).
Safra taşları çok çeşitli boyda, bir kum taşı kadar küçük, bir pingpong topu kadar büyük olabilirler. Safra kesesinde genelde büyük tek bir taş olabileceği gibi pek çok, hatta binlerce daha küçük taş da olabilir.
Safra taşları et üretiminin yan ürünlerinden biridir, bazı toplumlarda sözde afrodisyak özelliklerinden bir gramı 30 USD fiyatla müşteri bulur. Bu bağlamda en kaliteli safra taşları yaşlı süt ineklerinden elde edilir. Bu yüzden altın madenlerinde görülen bir uygulamada olduğu gibi, bazı mezbahalar sakatattan sorumlu işçilerinin üzerlerini çalıntı safra taşı için dikkatle ararlar.
Nedenleri
Safra taşı oluşum sürecinin anlaşılması son yıllarda epey ilerlemiştir. Kalıtsal faktörler, vücut ağırlığı, safra kesesi hareketi ve bir olasılıkla beslenmenin safra taşlarına neden olduğu gösterilmiştir.
Safrada çok fazla kolesterol ve yeterince safra tuzu olmayınca kolesterol taşları oluşur. Yüksek kolesterole ek olarak iki diğer faktör de önemli bulunmuştur. Bunlardan birincisi safra kesesinin ne sıklıkla ve ne kadar kasıldığıdır; seyrek ve yetersiz safra kesesi boşalması safranın fazla yoğunlaşmasına neden olup taş oluşumuna katkıda bulunabilir. İkinci faktör ise karaciğer ve safrada bulunan ve kolesterol kristalleşmesini kolaylaştıran veya engelleyebilen bazı proteinlerin varlığıdır.
Ayrıca hamilelik sonucu yüksek estrojen seviyesi, hormon tedavisi veya doğum kontol hapı kullanımı safrada kolesterol düzeylerinin arttırabilir, safra kesesi kasılmasının azaltabilir ve bunların sonucunda safra taşı oluşabilir.
Beslenme ile safra taşı oluşumu arasında kesin bir bağlantı gösterilememiştir. Ancak az posalı, yüksek kolesterollu diyetlerin ve çok nişastalı diyetlerin safra taşı oluşumuna katkıda bulunabileceği öne sürülmüştür.
Belirtileri
Safra taşının ana belirtisi olan safra atağıdır, bu atakta yarım saatle birkaç saat arası bir süre boyunca hasta kişi üst abdominal bölgede gittikçe artan bir acı hisseder. Sırtta, genelde kürek kemikleri arasında, veya sağ omuzun altında acı olabilir. Mide bulantısı veya kusma olabilir. Daha ender bazı durumlarda acı midenin altında, pelvise yakın bir yerde başlar.
Bu krizler böbrek taşı acısı gibi şiddetli bir ızdırap verirler. Bazı safra krizlerinin doğum sancısından daha acılı olabileceğine inananlar vardır. Acıyı azaltmanın bir yolu, safra kesesindeki safra seviyesini düzenlemek için ağrı başlangıcında bir bardak su içmektir ama bu yöntem her zaman çalışmaz.
Bu ağrılar genelde özellile yağlı bir yemeğin ardından ve çoğu zaman gece vakti olur. Diğer semptomlar abdominal şişme, yağlı yemekleri kaldıramamak, geğirmek, gaz ve hazımsızlıktır. Eğer bu semptomlarla beraber üşüme, düşük ateş, deri veya gözlerin sararması veya kil renginde dışkı görülürse derhal bir doktora başvurmak gerekir.
Safra taşı olan bazı kişiler bir acı veya rahatsızlık duymazlar. Bu kişilerin safra taşlarına “sessiz taş” denir ve bu taşlar safra kesesi ve diğer iç organları etkilemezler. Tedavilerine gerek yoktur.
Tıbbî seçenekler
Kolesterol taşlarını eritmek için ağızdan alınan ursodeoksikolik asit kullanılır. Ancak bu ilaç çok pahalıdır ve kullanımı kesilince yeniden taş oluşabilir. Safra yolunda tıkanmayı bazen endoskopik retrograd sfinkteromi, ardından da endoskopik retrograd kolanjiopankreatografi ile açılabilir.
Cerrahî seçenekler
Kolesistektomi (safra kesesinin alınması) %99 olasılıkla safra taşının tekrar oluşumunu ortadan kaldırır. Semptomlu hastaların ameliyat edilmesi uygundur. Safra kesesi yokluğunun çoğu kişide olumsuz bir sonucu yoktur. Ancak bu ameliyatı geçirenleri %5 ila 40′ında kolesistektomi sonrası sendromu denen bir durum oluşur. Bunda sindirim yolu rahatsızlığı ve yukarı abdomende sürekli acı görülür.
İki cerrahî seçenek vardır: açık ameliyat ve laparoskopik ameliyat. Daha fazla ayrıntı kolesistektomi maddesinde bulunabilir.
- Açık safra kesesi ameliyatı: Abdomende sağ kaburgaların büyük bir kesi yapılır. Bir hafta hastanede kalınır, taburcu olduktan bir hafta sonra normal beslenmeye, bir ay sonra da normal faaliyete geri dönülebilir.
- Laparoskopik, kapalı ameliyat: Kamera ve aletler için 3-4 küçük delik açılır. Aynı günde veya ertesi sabah taburcu olunur, bunu bir hafta ev dinlenmesi ve ağrı tedavisi izler. Bir hafta sonra normal beslenme ve hafif faaliyete geri dönülebilir, bir-iki ay boyunca halsizlik ve hafif ağrı sürer. Eğer taşların yeri önceden kolanjiogram ile belirlenebilmişse laparoskopik yöntemin açık kölesistektomiye göre aynı derece etkin olduğu gösterilmiştir.
kaynak:wikipedia.org/hemsirelersitesi.com




Comments
Feel free to leave a comment...
and oh, if you want a pic to show with your comment, go get a gravatar!
You must be logged in to post a comment.