Abdullah Gül

Ocak 13, 2008 by admin  
Filed under cumhurbaşkanı

Abdullah Gül

Abdullah Gül ( 1950)



Türkiye Cumhuriyeti CumhurbaşkanıKAYSERİ - 1950, Ahmet Hamdi, Adviye - İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi - İngilizce, Arapça - İktisat Doç. Dr., Öğretim Üyesi - Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Fakültesi Öğretim Üyesi, İslam Kalkınma Bankası İktisat Uzmanı - Kayseri Milletvekili - Dışişleri ve Devlet Eski Bakanı - Evli, 3 Çocuk babası.

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül
Zaman 28 Ağustos 2007

Cumhurbaşkanlığı seçiminin 3. tur oylamasında Kayseri Milletvekili Abdullah Gül, 339 oy alarak üye tam sayısının salt çoğunluğunu aştı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin 11. Cumhurbaşkanı seçildi. Toptan, Cumhurbaşkanına, seçildiğini bildirmek ve andiçmesi için, birleşimi saat 18.00′de toplanmak üzere kapattı.

456 MİLLETVEKİLİ KATILDI

TBMM Başkanı Köksal Toptan başkanlığı başlayan oturumda, Cumhurbaşkanlığı seçimi 3. tur oylamasına geçilmesi için elektronik yoklama yaptı. Toptan, milletvekillerine yoklama için 10 dakika süre verdi.
Yapılan yoklama sonucunda Meclis Genel Kurulu’nda 456 bulunduğu ve seçime geçmesi için en az 367 rakamının aşıldığının tespit edilmesinden sonra milletvekillerinin isimleri okunarak seçime başlandı.

Yapılan gizli oylamada, milletvekilleri Adana ilinden başlayarak seçim çevrelerine göre oylarını kullandı. Saat 15.17′de başlayan oy verme işlemi, 35 dakika sürdü.

TBMM Başkanı Köksal Toptan, oyunu kullanmayan milletvekili olup olmadığını sorduktan sonra, oy verme işleminin tamamlandığını açıkladı.
Devlet Bakanı Beşir Atalay, Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, AK Parti’li Dilek Yüksel, Ahmet Yeni ve Ahmet Erdal Feralan’dan oluşan Tasnif Komisyonu, oyların sayım ve dökümünü yapmaya başladı.
Sayım işleminin sonuçlanmasının ardından TBMM Başkanı Köksal Toptan, Türkiye Cumhuriyeti’nin 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül seçildiğini açıkladı.
Gül 3. tur oylamada 339 aldı. Diğer adaylar Çakmakoğlu’na 70, İçli’ye 13 oy verildi, boş 24 oy, geçersiz 2 oy kullanıldı. Böylece Cumhurbaşkanı seçim süreci tamamlanmış
Bu arada, oyunu kullanan Cumhurbaşkanı Adayı Abdullah Gül, oy verme sırası Zonguldak’a geldiğinde, Genel Kuruldan ayrıldı.
Toptan, Cumhurbaşkanına, seçildiğini bildirmek ve andiçmesi için, birleşimi saat 18.00′de toplanmak üzere kapattı.

GÜL’ÜN KÜÇÜK OĞLU DA İZLEDİ

3. tur oylamasına az bir süre kala, Gül ailesinden en küçük çocuk Mehmet Gül TBMM’ye geldi. Mehmet Gül, yanında amcasının oğlu Ahmet Gül’le birlikte Genel Kurul salonunda ziyaretçilere ayrılan bölümde yer aldı. Aynı bölümde Kayseri eski Büyükşehir belediye Başkanı Şükrü Karatepe de ile bazı üst düzey bürokratlar da bulunuyor.

ÜÇ ADAY YARIŞTI

Cumhurbaşkanı seçiminde, AK Parti Kayseri Milletvekili Abdullah Gül, MHP Kayseri Milletvekili Sabahattin Çakmakoğlu ve DSP Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli yarışacak. Genel Kurulda 20 Ağustos Pazartesi günü yapılan ilk tur oylamada; AK Partili Gül 341, MHP’li Çakmakoğlu 70, DSP’li İçli 13 oy alırken, ikinci turda da Gül’e 337, Çakmakoğlu’na 71, İçli’ye ise 14 oy çıkmıştı.

İLK İKİ TURDA YETERLİ OY ALINAMAMIŞTI

3. turda, üye tam sayısının salt çoğunluğunun (276) sağlanması gerekiyor. Bu oylamada da üye tam sayısının salt çoğunluğu sağlanamadığı takdirde, üçüncü oylamada en çok oy almış olan iki aday arasında dördüncü oylama yapılacak. Bu oylamada da üye tam sayısının salt çoğunluğu aranacak. Bugün yapılacak olan 3. turda adaylardan biri 276 oy alırsa 11. Cumhurbaşkanı seçilecek. Seçimin ardından da saat 18:00′de and içme töreni gerçekleştirilecek.
Genel Kurul’da 20 Ağustos Pazartesi günü yapılan ilk tur oylamaya 448 milletvekili katılırken AK Parti’li Gül 341, MHP’li Çakmakoğlu 70, DSP’li İçli 13 oy almış, 1 oy geçersiz sayılmış, 23 oy da boş çıkmıştı.
24 Ağustos Cuma günü yapılan 2. tur oylamaya 446 milletvekili katılmış; Gül 337, Çakmakoğlu 71, İçli ise 14 oy almıştı. Oylamada, 23 boş oy kullanılmıştı.

kaynak:biyografi.net

Abdullah Archibald Hamilton

Aralık 21, 2007 by admin  
Filed under Asker

Sir Archibald Hamilton, İngiltere’nin tanınmış bir diplomatı olup, Birinci Cihan Harbinde deniz subayı olarak vazife yapmıştır. Meşhur bir aileden gelmekte olup, baronet (Baron adayı demekdir) ünvanı taşımaktadır. 1923 senesinde İslam dinini kabul etmekle şereflenmiştir.Niçin müslüman oldum ?

Büluğa erdikten sonra, İslam dininin sadeliği ve billur gibi berraklığı, beni daima kendisine cezbetmişti. Bir hıristiyan olarak doğduğum ve bir hıristiyan terbiyesi aldığım halde, batıl akidelere bir türlü inanmamış, daima hakkı, hakikati ve mantığı, körü körüne inanışlara tercih etmiştim. Ben, bir tek Allaha, huzur ve ihlas ile ibadet etmek istiyordum. Halbuki ne Roma kilisesi “katoliklik”, ne de İngiliz kilisesi “protestanlık”, bunu bana sağlıyamıyordu. İşte bu sebeple beni tam tatmin eden müslümanlığı, vicdanımın telkinine uyarak kabul ettim ve ancak ondan sonra, kendimi Allahu tealanın hakiki kulu ve daha iyi bir insan olarak hissetmeğe başladım.

Ne yazık ki İslamiyet, birçok hıristiyanlar, cahiller tarafından, yanlış, uyuşturucu ve yalan, uydurma bir din olarak anlatılmışdır. Halbuki, Allahu teala indinde hak din İslamiyettir. İslamiyet, kuvvetlinin zayıflarla, zenginlerin fakirlerle birleşmesini sağlayan mükemmel bir dindir. İnsanlar iktisadi bakımdan esas olarak üç sınıfa ayrılırlar. Bu sınıflardan birincisi, Allahu tealanın birçok nimetlerle zengin ettiği kimselerdir. İkinci sınıf, hayatını kazanmak için çalışmak zorunda olanlardır. Bir de üçüncü sınıf vardır. Bu sınıfda bulunanlar, kendi kusurları olmadığı halde, kafi derecede kazanamayanlar, işsiz kalanlar, iş yapamaz hale gelenlerdir ki, fakirlik ve zaruret içindedir. İşte İslam, bu üç sınıfın da birbiriyle kaynaşmasını sağlar. Zengin olanın fakire yardım etmesini emreder. Zilletin, ızdırabın ortadan kaldırılması sebeblerini ihsan eder.

İslam dini aynı zamanda insanların çalışma kudretine, şahsi gayretine ve iş görmek kabiliyetlerine de ehemmiyet verir. İslam kanununa göre sahipsiz bir araziyi fakir bir çiftçi, belirli bir zaman kendi gayreti ile işlerse, arazi onun olur. İslam dini, yıkıcı değil, yapıcıdır.

İslam dini, kumarı ve ona benzeyen bütün kötü, zararlı oyunları men eder. İslam dini, insanı sarhoş eden bütün içkileri de men eder. Hakikaten dünyada insanların başına gelen felaketlerin çoğunun sebebi, kumarla içkidir.

Biz müslümanlar, herşeyin kader elinde esir olduğuna inanan kimseler değiliz. İslamda bahis konusu olan “kader”, hiç bir şey yapmadan, ağzını havaya açarak her şeyi Allahu tealadan beklemek demek değildir.Tam bunun aksine, Kuran-ı Kerim’de Allahu teala daima çalışmağı emir etmekdedir. İnsan bütün gayreti ile çalışacak, bütün zahiri sebeblere yapışacak, ancak ondan sonra Allahu tealaya tevekkül edecekdir. Çalışmadan önce değil, çalışırken, başarabilmek, kazanmak için, Rabbine yalvararak, Ondan yardım bekleyecekdir. İslamın “Hayr ve Şer (iyilik ve kötülük) Allahu tealadan gelir”akidesi, herşeyi Allahu teala yaratır demektir. İslamiyetde “Hiç bir şey yapmadan boş durmak” diye bir şey yoktur. Kader, olacak herşeyi, Allahu tealanın ezelde bilmesi ve bildiklerini, zamanları gelince, yaratması demekdir.

İslamiyet, insanların günahkar olduğu, günah ile doğduğu ve bütün hayatı müddetince keffaret vermeğe mecbur olduğunu, asla kabul etmez. İslamiyet, insanların, erkek ve kadın olarak, Allahu tealanın kulları olduğunu, kadın erkek arasında zeka, akıl, düşünce ve ahlak bakımından mühim fark bulunmadığını beyan eder. Ancak, erkekler daha güçlü, kuvvetli yaratıldıkları için ağır, yorucu işler ve nafaka temini bunlara verilmiş, kadınlar, daha rahat, daha neşeli bırakılmak suretiyle mesud kılınmıştır.

İslamın bütün müslümanları birbiri ile nasıl kardeş yaptığı hakkında fazla bir şey söylemek istemiyorum. Zira bütün dünya müslümanların nasıl birbirini sevdiklerini, birbirlerine muavenet, yardım ettiklerini bilir.Müslümanlıkta, zengin, fakir, soylu, köylü, memur, işçi, tüccar, herkes Allahu tealanın huzurunda birdir ve birbirinin kardeşleridir. Ben, hangi müslüman memleketine gitdiysem, kendimi kendi evimde ve kardeşlerimin yanında hissettim.

Son olarak şunu söyliyeceğim:İslamiyet, insanları bütün gün boyunca hem dürüst çalışmağa ve hem de Allahu tealaya karşı kulluk, ibadet vazifesini yapmağa davet eder. Bugünkü hıristiyanlık ise, insanları yalnız Pazar günü, güya dua etmeğe, diğer günlerde ise, Allahu tealayı tamamen unutarak, dünya işlerine, günahlara sevk eder.

İşte, bütün bunlar için müslüman oldum ve müslüman olduğum için iftihar ediyorum.

Classement des sites Francophones pagerank Sitemap Generator TopOfBlogs
kral oyun, kraloyun kraloyun kral oyun, çocuk oyunları, free wow server